KESK Mersin Şubeler Platformu, “OHAL Sürüyor, Adaletsizlik Büyüyor!” şiarıyla adalet nöbeti başlattı.
Kamu Emekçileri Sendikaları konfederasyonu (KESK) , 20-25 Temmuz tarihlerinde “OHAL Sürüyor, Adaletsizlik Büyüyor!” şiarıyla adalet nöbeti başlattı. Nöbeti kamuoyuna duyurmak için Eğitim Sen Mersin şube binasında bir araya gelen KESK Mersin Şubeler Platformu, hukuksuz ihraçlar ve uygulamalar nedeniyle mağdur olan, demokrasi, eşitlik, özgürlük, barış ve adalet talebi olan tüm kesimleri dayanışmaya çağırdı.
“SİVİL DARBEYE KARŞI ACİL DEMOKRASİ”
“20 Temmuz sivil darbesine karşı: acil demokrasi. OHAL sürüyor adaletsizlik büyüyor” pankartının açıldığı açıklamada konuşan KESK Dönem Sözcüsü Mahmut Sümbül, “251 vatandaşımızın hayatını yitirdiği, iki binden fazla vatandaşımızın yaralandığı 15 Temmuz darbe girişiminin üzerinden altı yıl geçti. Aradan geçen zamana ve çok sayıda ifşa, belge ve bilgiye rağmen, 15 Temmuz darbe girişimi hala aydınlatılmamış, siyasi ayağı ortaya çıkarılmamıştır” dedi.
“130 BİN KİŞİ İHRAÇ EDİLDİ”
OHAL sürecinde 32 Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile yaklaşık 130 bin kişinin kamu görevinden ihraç edildiğini, aralarında kadın ve çocuk hakları mücadelesi yürüten dernekler, basın kuruluşları da olmak üzere 2 bin 761 kurum ve kuruluşun kapatıldığını aktaran Sümbül, “Basın yasaklarına sosyal medya yasakları da eklenerek haber alma hakkı engellendi, düşünce ve ifade özgürlüğünde Cumhuriyet tarihimizin en karanlık günlerine imza atıldı. Ülkemizi dünyada en çok tutuklu gazetecilerin bulunduğu ülke haline getiren AKP son günlerde basın emekçilerine yönelik toplu tutuklamalarla baskıları daha da arttırdı. Sadece OHAL sürecinde, iki yıl içerisinde, işsiz kalan tahmini gazeteci sayısının 2 bin 500 dolayında olduğu tahmin edilmektedir” şeklinde konuştu.
“ADALET ARAYIŞI YOĞUNLAŞTI”
AKP’nin bu süreci kamu emekçilerinin iş güvencesini ortadan kaldırma ve performans sistemiyle kamuyu tümüyle özel şirketlere dönüştürmeyi hedefleyerek yine fırsatçılık yaptığını iddia eden Sümbül, “AYM kararlarına rağmen güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yoluyla çalışma hakkı engellendi, devlet kurumları AKP kadrolarıyla dolduruldu. Bu süreçte emekçilerin grev hakları OHAL ve KHK gerekçe gösterilerek, yasaklandı” dedi. İstanbul Sözleşmesinin hukuksuz şekilde feshedilmesinin de OHAL rejimi sürecinin uygulamalarından olduğunu ifade eden Sümbül, “Görüşmeleri Ekim 2022’ye ertelenen Sansür Yasası düzenlemesi iktidarın OHAL uygulamalarıyla dahi yetinmediğini, sıkıyönetime varan uygulamaları hayata geçirmeyi hedeflediğini kanıtlamaktadır. Özellikle OHAL ile birlikte yargının giderek daha fazla siyasallaşarak iktidarın gündemi ve ihtiyaçları üzerinden hareket etmesi ülkede gerek emekçiler ve gerekse yurttaşların büyük bir kesimi açısından adalet arayışının yoğunlaşmasına yol açmıştır. Fiili OHAL ortamında inşa edilen Tek Adam Rejimi uygulamaları sonucunda toplumun birçok kesiminde adalete olan ihtiyacı hiç olmadığı kadar temel bir talep haline getirmiştir” diye konuştu.
DAYANIŞMA ÇAĞRISI
Fiili OHAL ortamında inşa edilen ‘Tek Adam Rejimi’ uygulamaları sonucunda toplumun birçok kesiminde adalete olan ihtiyacı hiç olmadığı kadar temel bir talep haline getirdiğini dile egtiren Sümbül, “Tek Adama dayalı rejimin fiili uygulamalarının anayasa üstü görüldüğü günümüzde temel mücadele alanlarının başında emek, demokrasi, eşitlik, barış ve adalet mücadelesi gelmektedir. KESK olarak da sendikal hak ve özgürlüklere yönelik ihlallerin artmasına karşı ve KESK’li ihraç üyelerin görevlerine iade edilmelerine yönelik hukuki, fiili ve meşru mücadelemiz kesintisiz devam etmektedir” ifadelerini kullandı.
Sümbül son olarak tüm Mersinlileri dayanışmaya çağırdı.
