“TÜRKİYE UMUTSUZ”

Mersin’deki temaslarında moral bulan Babacan, ülkenin dört bir tarafındaki sorunların aynı olduğunu ve umutsuzluk rüzgarı estiğini belirtti...

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Mersin’de ki 3’ncü gününde il başkanlığının binasının açılışını gerçekleştirdi. Babacan, 3 günlük sürede kentte gördüğü ilgiden son derece memnun kaldığını belirterek, Türkiye’nin dört bir yanında teşkilatlarının şekillendiğini, bu yılın sonuna kadar ülkenin dört bir yerinde bu çalışmaları tamamlamış olacaklarını söyledi.

 

PAMUK PRENSES VE YEDİ CÜCELER KARŞILADI

Deva Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Mersin’in ilçe kongrelerine katıldıktan sonra geceyi kentte geçirdi. Babacan, Mersin programının son gününde ise partisinin il binasının açılış törenine katıldı. Parti otobüsü ile Limonluk Mahallesi Okan Merzeci Bulvarı üzerindeki partisinin il binasına gelen Babacan’a bir çocuk kendi yaptığı resmi hediye etti. Babacan, kız çocuğu ile bir süre sohbet ettikten sonra açılış için kapıya yöneldi. Babacan’ı kapıda açılışa katılmak için Eskişehir’den gelen engelliler tiyatrosu üyesi olan Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler karşıladı. Babacan’a burada elma hediye edildi. Babacan il binası ile Yenişehir İlçe binalarının açılışını yaptıktan sonra parti binasında il Başkanı Cenk Cenkçimenoğlu ve parti üst düzey yöneticilerinin de katıldığı basın toplantısı düzenleyerek gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Babacan’a basın toplantısını öncesi 8 köşeli kasket ve Yörük Poşusu hediye edildi.
DALGA DALGA YAYILIYORUZ

Türkiye’nin dört bir yanında dalga dalga yayıldıklarını belirten ve ülkenin her kesiminde teşkilatların şekillendiğini, bu yılın sonuna kadar da Türkiye’nin dört bir yerinde bu çalışmalarımızı tamamlamış olacaklarını belirten Babacan, “DEVA Partisi Mersin’de çok hızlı bir şekilde teşkilatlandı. 1 yıl gibi kısa bir süre içerisinde seçimlere girmeye hak kazandı. Ve bunun hızı şimdiye kadar hiçbir siyasi partiye nasip olmayan bir hızla gerçekleşti. Hem hızlı gitti hem de çok güzel nitelikli bir teşkilat yapısını oluşturmuş olduk. Şu anda DEVA Partisi Türkiye’de seçimlere girmeye hak kazanan 19 siyasi partiden biri oldu. Düzgün iş yapan, güzel bir siyasi partiyle çıkmış oluyoruz. İyi gerçekçi güçlü bir parti olarak çıkıyoruz. Sıfırdan, yeni kadrolarla kurulmuş bir siyasi parti olarak vatandaşımızın karşısındayız” dedi.
ÜLKENİN SORUNLARI ÇOK BÜYÜK
DEVA Partisi’ni kurmayı düşündükleri günlerde mevcut iktidarının ülkenin sorunlarını kesinlikle çözemeyeceğine kanaat getirdikleri için bu çalışmayı başlattıklarına işaret eden Babacan, ülkenin çok büyük sorunları bulunduğunu hatırlattı. Alınan kararların tespitlerini her ay doğruladığına vurgu yapan Babacan, şöyle devam etti:
“2020 Mart ayında partimizi kurduk. 1 yılda şartlar daha da kötüleşti. Bir ülkede taraflı cumhurbaşkanlığı sistem, bütün yetkinin tek bir elde toplandığı bir sistemde şu anda 3. Döviz krizini yaşıyoruz. Şu anda Türkiye’de hem kur attı hem faiz arttı. Avrupa’da en yüksek faiz oranı Türkiye’de. Dünyada 7. Sıradayız. İşsizlik de çok büyük. Mersin’de de çok büyük. Mersin’de genç bir nüfus var. Ve Mersin çok göç alan bir şehrimiz. Mersin’de gençlerimiz iş bulmakta çok büyük güçlük çekiyorlar. Hayat pahalılığı, çiftçimizin maliyetleri çok çok yükselmiş durumda. Esnafımız artık kirasını vergi borçlarını kredi taksitlerini ödeyemeyecek duruma gelmiş.”

“TÜRKİYE BUNU HAK ETMİYOR”
Mersin’in Erdemli ilçesinde gerçekleştirdiği ziyaretinde esnaf ve vatandaşların sorunlarını cadde ve sokaklarda dinlediğini hatırlatan Babacan şöyle konuştu:
“Dün Erdemli’deydim. Çiftçinin esnafın hepsi dertli. ‘Hayatımdan memnumum benim durumum iyi’ diyen tek bir vatandaşımızla karşılaşmamdım. Silifke’de aynı. Türkiye’nin her yerinde durum aynı. Trabzon aynı, Diyarbakır aynı. Maalesef tüm Türkiye şu anda ciddi bir umutsuzluk içerisindedir. Türkiye’nin gençleri kendi geleceklerini bu ülkede göremiyorlar, başka ülkelerde görüyorlar. Bunlar bizi tabi çok üzüyor, Türkiye bunu hak etmiyor. Bunun sebebi de kötü yönetim. Biz de diyoruz ki bunun sebebi kötü yönetimse top yekûn bir iktidar değişikliği olduğunda inşallah bu kötü günler biter, çok çabuk sorunlar çözülür. Aynı bir korkulu rüyadan uyanır gibi, bir kâbustan uyanır gibi birden Türkiye farklı bir döneme girer. Bizim bütün hazırlıklarımız bunları gerçekleştirebilmek için. Dürüst bir kadro işin başına geçtiğinde. Düzgün bir programla hukuku önceleyen, eşitliği önceleyen, adaleti önceleyen bakış açısıyla, demokrasinin ve insan haklarını önemseyen koruyan bir bakış açısıyla bu ülkenin çözülemeyecek hiçbir sorunu yok. Yeter ki irade olsun, yeter ki azim olsun, yeter ki dürüst ve eşit kadrolara bu ülke emanet edilsin.”

DAVA AÇIYORUZ

Babacan daha sonra gazetecilerin gündem ile ilgili sorularına yanıt verdi.

İstanbul Sözleşmesi ile ilgili Cumhurbaşkanlığı’nın fesih kararını değerlendiren Babacan şunları söyledi:
“İstanbul sözleşmeden çıkmak bağımsız bir ülkenin hakkı doğru. Bu bir tercihtir ama siyasi irade kadına şiddete yumuşak bakmayı mı tercih ediyor. Şu andaki hükümetin bağımsız duruşu bu ülkedeki kadın cinayetlerin varken şiddet varken asile içi şiddet varken hür bağımsız bir ülke olarak, bu ülkenin hükümeti olarak kadına şiddetin önünün mü açmak istiyor, herhâlde bunu sormak lazım insanlara. Uluslararası sözlemeler meclisten geçer ve hükümetin onayıyla yürürlüğe girer. Uluslararası sözleşmeler normal bir yasa gibi anayasa mahkemesine götürülüp iptal davası bile açılamaz. Sözleşmelerinde aha korunaklı bir yapısı vardı. Anayasa Mahkemesi’ne bile götürülemeyecek bir sözleşmenin tek bir imza ile yürürlükten kalkmasında biz ciddi bir usul hatası olduğunu düşünüyoruz. Bununla ilgili zaten Danıştay nezdinde dava açıyoruz. Hazırlıklarımızı yaptık süreci başlattık ve İstanbul sözleşmesinin özüne baktığımızda ‘Kadına şiddetin önlenmesi gerekir’ diyor. Ve ‘Devletler bununla ilgili tedbir alır ve söz konusu kadına şiddet ise bunun aması, fakatı olmaz’ diyor. Cumhurbaşkanı dün konuşma metninde olduğu halde sözleşmenin maddelerini okumadan atlayıp geçti çünkü savunamıyorlar. Kamuoyu ve toplum önüne çıkıp bunu açıkça niye iptal ettiklerini savunamıyorlar. Konuştukça batacaklar bunu biliyorlar onun için konuşmadan iptali tercih ediyorlar.”

SİSTEM DEĞİŞİKLİĞİ İLE İLGİLİ ÇALIŞMAMIZ VAR

Babacan, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi konusunda ise şu değerlendirmede bulundu:
“Sistem değişikliği ile ilgili de çalışmamız var. Şu andaki öncelik, sistemin

değişmesi. Sistemin değişmesi için de anayasanın yasama yürütme ve yargı maddelerinde değişikliklerle bu sisteme gerçekleştirmek mümkün olacak. Şu anda bizim yoğunlaştığımız konu anayasanın sistem tasarımı ile ilgili maddelerini değiştirerek çok hızlı bir şekilde ülkenin sistemini bir düzeltmek. Güçlenmiş parlamenter sisteme geçmek. Bunun için hazırlıklarımızı tamamladık. Diğer parlamenter sistem isteyen siyasi partiler de hazırlıklarını tamamladıklarında oturup onlarla diyalog ve istişare sürecini başlatacağız. Amacımız hazırlıkları tek bir noktada buluşturabilmek. Çünkü bu hepimizin meselesi tüm Türkiye’nin meselesi. Tek bir siyasi partinin meselesi değil.”

 

 

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu