Köşe Yazıları

Salgınla Değişen Hayatlarımız

BELKIZ YAYLA

Pandemi bizi baştan sona nasıl değiştirdi? Geçmişe bir yolculuk yaparak bunu kavramak daha
kolaydır. Şöyle bir gözümüzü kapatıp, çok değil iki yıl öncesine gidelim. Şu an ki
yaşadıklarımızı anlatan bir kitap okuyoruz. Ya da bununla ilgili bir film izliyoruz. Ne
düşünürdük? Elbette çok şeyler aklımıza gelirdi. Bu zorlu süreci geçiren kahramanların,
hayatta kalmak için verdikleri mücadeleleri, belki de takdir ederdik. Veya sonu kötü biterse
etkisinde kalarak ne çok üzülürdük. Ama kendimizi de şöyle avuturduk; “Neyse ki gerçek
değil”
Gerçek olduğunu varsayarsak, filmin kahramanlarına nasıl bir tavsiyede bulunurduk?
Yapmaları gerekenleri şöyle bir sıralardık değil mi? Salgının bitmesini burada yaşayan
insanlara bağlardık.
Bizler şu an bu gerçeği yaşıyoruz. Zorlu bir mücadele veriyoruz. Sağlığımız, ekonomik
gücümüz, psikoloji ve stresimiz kötüye gidiyor olabilir. Hepimiz bunun farkındayız. Ama
sağlımızı korumak en önemlisi. Diğer geri kalanlar zamanla düzelir. Şikayet etmeyi bırakıp
kurallara uyalım. Vakalar arttı mı, başkalarını suçlamaya başlıyoruz. İllaki bir günah keçisi
arama derdindeyiz. Ne yazık ki hepimiz suçluyuz. Hayatımızdaki çoğu alışkanlıklarımızı
bırakarak, üstesinden gelebiliriz.
Dünyadaki tüm insanları etkisi altına almış COVİD-19 çok şeyleri değiştirdi. Yaşamdaki
alışkanlıklarımızı, kültürel değerlerimizi, sosyal hayatımızı, aile/akraba ilişkilerimizi… Bina
yapıları da değişti. Müstakil evler inanılmaz derecede önem kazandı. Restaurantlar, kafeler,
belki uçak ve otobüslerde de oturma düzenleri değişecek. Sosyal mesafe kuralları
bilinçaltımıza yerleşti. Gelecekte de bu korkuya karşı önlemlerimiz bitmeyebilir. Değişim
olmadan da özlenen günler geri gelmez.
Filmin kurgusuna tekrar geri dönelim. Birileri o dönemde bu senaryo gerçekleşecek ve sende
yaşayacaksın. Deseydi gülerdik! Mümkün değil, tıp ve bilimin bu kadar ilerlediği bir çağda
ihtimal bile vermezdik. Çünkü salgınlar eski zaman dilimlerinde kaldı diye düşünürdük.
Salgın görmüş bir nesil değildik ki. İşte hayal bile edilemeyen çoğu şey gerçekleşiyor. Şimdi
hepimizin umudu pandeminin bitmesidir. Düş gibi geliyor çoğu kez. Sıkılıyoruz, bunalıyoruz,
umudumuz bazen tükeniyor ve sevdiklerimizi kaybediyoruz. Daha çok kayıp vermemek için
mecburuz. Güzel hayaller kurmaya, yarınlara umutlu bakmaya, yaşamımızı devam ettirmeye
çalışmalıyız. Unutmayalım ki! sağlık çalışanları da insan ve onlarda ölmek istemiyor.
Tam kapanmanın yaşandığı bugünleri verimli geçirelim. Her krizi kendimizce fırsata
çevirelim. Bol bol okuyalım. İlgi alanlarımıza göre kitap, dergi, gazete…elimizde ne varsa
değerlendirelim. Daha çok okumak, daha çok bilgilenmek ve bilinçlenmektir. Böylece sıkılıp
bunalımlara girmeyiz, kendimizin ve sevdiklerimizin, ruh sağlığını da korumuş oluruz. Güzel
günlerde buluşmak dileğiyle…

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu