Mersin’de çevre eylemi

 Betonlaşmak istemiyoruz

Mersin Mezitli İlçesi Kaleköyü’nde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın re’sen onayladığı plan değişikliği ile 200 bin metre karelik alana yapılmak istenen Galericiler Sitesi ve Küçük Sanayi Sitesi’ne bölge halkından itiraz geldi. Köleköyü sakinleri itiraz için mahalle muhtarı Bayram Şişman ve Mersin Çevre ve Doğa Derneği öncülüğünde planın askıya çıktığı Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü önünde bir araya geldi.  Dilekçelerini vermeden önce eylem yapan kadın ve çocukların da bulunduğu kalabalık ellerindeki narenciye ürünlerini ve zeytin dallarını göstererek bölgenin betonlaşmasına karşı çıktı.

 

Mersin Mezitli İlçesi Kaleköyü’nde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın re’sen onayladığı plan değişikliği ile 200 bin metre karelik alana yapılmak istenen Galericiler Sitesi ve Küçük Sanayi Sitesi’ne bölge halkından itiraz geldi. Köleköyü sakinleri itiraz için mahalle muhtarı Bayram Şişman ve Mersin Çevre ve Doğa Derneği öncülüğünde planın askıya çıktığı Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü önünde bir araya geldi.  Dilekçelerini vermeden önce eylem yapan kadın ve çocukların da bulunduğu kalabalık ellerindeki narenciye ürünlerini ve zeytin dallarını göstererek bölgenin betonlaşmasına karşı çıktı.

“TOPRAĞIMA, SUYUMA HAVAMA DOKUNMA”

“Tarımın kalesi Kaleköy, Kale düşerse tarım biter” şeklinde pankart ile “Tarımın kalesini yıktırmayız”, “Toprak bizim hem işimiz hem aşımız, aşımıza beton  döktürmeyiz”, “Akciğerlerimizi ranta teslim etmeyiz”, “Betonlaşmaya hayır” şeklinde dövizlerin açıldığı eylemde “Betonlaşmaya hayır, havama suyuma toprağıma dokunma” sloganları atıldı. Mersin Çevre ve Doğa Derneği Başkanı (MERÇED) Sabahat Aslan, Kaleköyü’ndeki 200 bin metrekare alanın Galericiler Sitesi ve Küçük Sanayi Sitesi yapımı için plan değişikliğinin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından re’sen onaylandığını söyledi. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın yerel yönetimlerin, meslek odalarının ve bölge halkının görüşünü almadan yaptığı plan değişikliğinin planlama yönetmeliğine, şehircilik ilkelerine ve kamu yararına aykırı olduğunu ifade eden Aslan, “Ben yaptım oldu anlayışı ile yapılan planlar,tarım toprağının yok edilmesi, 20 bin ağacın kesilmesine neden olmakla birlikle tarımla geçinen Kaleköy halkının işsiz kalarak yerlerinden göç etmesine ve yoksullaşmasına neden olacaktır. Ayrıca bu planlama ile bölgede ormanlık ve yeşil alanlar katledilerek hava ,su ve toprak kirliliğinin artmasına neden olacaktır. Çevre ve Şehircilik Bakanlığının resen ve ranta dayalı onayladığı planları antidemokratik ve hukuksuzdur” dedi.

“PLAN HUKUKSUZDUR”

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın re’sen onayladığı planın hukuksuz olduğunu anlatan Aslan, “Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 28.02.2021 tarihinde re’sen onayladığı plan kararlarına itiraz ediyoruz. Galericiler Sitesi ve Küçük Sanayi Sitesi kurulmasına yönelik re’sen onaylanan 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı Değişikliği ve 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı Değişikliğinin iptal edilmesini, Kaleköy ve yakın çevresinde yer alan yaklaşık 10 bin dekarlık verimli tarım topraklarının korunması yönünde yeni bir karar alınmasını talep ediyoruz. Kaleköy Tarımın Kalesidir. Ranta kurban edilmesine izin vermeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

MUHTAR ŞİŞMAN: DAHA UYGUN BİR YERE YAPILSIN

Kaleköy Muhtarı Bayram Şişman ise devlet büyüklerine seslenerek “Biz burada sanayiye, galericiler sitesine karşı değiliz. Burası yaklaşık 50-60 kişinin ekmek yediği bir alan. Daha uygun bir yere yapılmasını devlet büyüklerimizden rica ediyoruz.

“DEVLETİN ORMANINI KESEN İŞGALCİLER DEĞİLİZ”

Kaleköy eski muhtarı Muhammet Mustul ise köylerinin 1894 yılında kurulduğunu hatırlatarak söz konusu toprakların dedelerinden kaldığını söyledi. Bölgede 1970’lere kadar hayvancılık yapıldığını ifade eden Mustul, şunları söyledi:
“Bu tarihten sonra hububat ekilmiş, 2000’li yıllarda su çıkmış narenciye yapılmış. Biz devletin ormanını kesen işgalciler değiliz. Burası bizim ecdadımızdan gelen topraklarımızdır. Biz yeterince devlete toprak vermişiz. Üniversitenin olduğu yeri Çiftlikköylüler ve Kaleköylüler olarak eğitime vermişiz. Belki 1000 dönüm toprak vermişiz. Ata topraklarımızda işgalci değiliz. Devletin ormanını kesip yerleşmedik. Biz betonlaşma istemiyoruz. Oralara çok masraf ettik. Buralardan 300 kişi ekmek yiyor. Buradan 300 kişiyi çıkarıp 300 kişi yerleştirecekler. Bizde bu bayrağın altındayız. Bizim sesimizi duyun.”

“30 YILLIK AĞAÇLARI NASIL KIYIP KESECEĞİZ”

70 yaşındaki Ümmühan Sarı ise yaşanan süreçle ilgili şöyle dedi:
“Ağaçlarımıza nasıl kıyalım da keselim. Ebelerimizden dedelerimizden kalan topraklarımızı vermek istemiyoruz. Bu topraklar, dedelerimizden babalarımıza, babalarımızdan da bize kaldı. Burada hiç su imkanı yoktu. Buradan su çıkarıldı. İmkanımız oldu ağaçlarımızı diktik. 30 senede yetişen ağacı nasıl kıyıp keseceğiz. Buradaki zeytin ve narenciye ağaçları ile geçimizi sağlıyoruz. Çocuklarımızı okutuyoruz. Başka gelirimiz yok. Söz konusu alanda 20 bin narenciye, şeftali ve zeytin ağacı bulunuyor. Hepsini betonlaştıracaklar. Biz betona hayır diyoruz. Burası bize ecdadımızın bıraktığı bir ekmektir bu. Biz topraklarımızı kimseye vermeyiz.”
Açıklamanın ardından mahalle sakinleri ve sivil toplum örgütü üyeleri Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne itiraz dilekçelerini vererek olaysız şekilde dağıldı.

 

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu