Kadınlardan İstanbul Sözleşmesi protestosu

Sözleşmenin iptal edilmesine tepki gösteren kadınlar yine alanlara indi

Mersin’de, İstanbul Sözleşmesi’nin feshine tepki gösteren kadınlar, iktidara “kararı geri çek, sözleşmeyi uygula” çağrısında bulundu. Mersin Baro Başkanı Bilgin Yeşilboğaz da yaptığı açıklamada, “2021 yılı Şubat ayı sonuna kadar 67 kadın öldürüldü. Davalara yetişemiyoruz. Bu süreçle mücadele eden bizler, hepimiz aynı gemideyiz. İstanbul Sözleşmesi için güçlerimizi birleştirmemiz gerekiyor” dedi.

İktidarın 20 Mart gecesi İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmesine gelen tepkiler büyüyor. Özgecan Aslan Barış Meydanı’nda bir araya gelen Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Kadın Meclisleri, Türkiye Komünist Partisi ve Cumhuriyet Halk Partisi ortak bir basın açıklaması gerçekleştirerek iktidara sözleşmeyi geri çekme çağrısında bulundu. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Kadın Meclisleri adına konuşan Başak Keskin, kadınlar olarak fesih kararını kabul etmediklerini söylerken yetkililerin Ankara Sözleşmesi’nden bahsetmesine tepki gösterdi. İstanbul Sözleşmesi’nin birçok kadının mücadelesi sonucu ortaya çıktığını vurgulayan Keskin, “İstanbul Sözleşmesi etkin uygulansaydı evli olduğu erkeğin kardeşinin tecavüzüne uğradıktan sonra şikâyet için gittiği karakolda Kürtçe bilen bir memur olmadığı için ifadesi alınamayan ve evli olduğu erkek tarafından öldürülen Fatma Altun Makas yaşıyor olacaktı. Sevtap Şahin 60 defa şikâyetinin bulunmasına rağmen evine elini kolunu sallayarak gelen evli olduğu erkek tarafından öldürülmeyecekti. Ayşe Tuba Arslan’ın 23 kez suç duyurusunda bulunduğu eskiden evli olduğu erkek ile uzlaştırılmaya çalışılmayacak ve satırla öldürülmeyecekti” dedi.

“KADINLAR SUSMAYACAK!”

AK Parti’nin ilk imzacısı olduğu İstanbul Sözleşmesi’nden bir gecede çekilmesini eleştiren Türkiye Komünist Partisi Basın Sözcüsü Eylem Özer ise, “Aileyi güçlendireceğiz diye bir oldubitti ile kadınların şiddetle mücadelesinde önemli bir kazanım olan İstanbul Sözleşmesi’ni kaldırdılar. Şiddet varmış, istismar varmış, kadın her gün can korkusuyla yaşıyormuş, umurlarında değil” şeklinde konuştu. Özer, “Bir kez daha ilan ediyoruz: Emeğini değersizleştirdiğiniz, yaşamını savunamadığınız, her fırsatta aşağıladığınız kadınlar dün olduğu gibi bugün de susmayacak” ifadelerini kullandı.

“KARARI TANIMIYORUZ”

“Sabaha karşı Resmi Gazete’de aniden alınan fesih kararını kabul etmeyen binlerce kadın aynı gün sokakları doldurdu” diye konuşan CHP Mersin İl Kadın Kolları Başkanı Gülşah Yıldırım Genç de, “Meclis’te oy birliğiyle kabul edilmiş olan İstanbul Sözleşmesi, milletin iradesi yok sayılarak feshedilemez. İnsan hakları, temel hak ve özgürlükler alanındaki sözleşmeler TBMM kararıyla; yani kanunla alınır. Bu karar açıkça Anayasamızı da yok saymaktır. Kadın cinayetleri politiktir. Biz, Erdoğan’ın TBMM’yi ve hukuku yok sayarak aldığı İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararını tanımıyoruz, tanımayacağız” dedi. Türkiye’nin ilk imzacısı olduğu İstanbul Sözleşmesi’nin, kadına yönelik her türlü şiddetin önlenmesi için devlete sorumluluk yüklediğinin altını çizen Genç, “Biz kadınlar korkmuyoruz, sinmiyoruz, zalimlere itaat etmiyoruz, geri durmuyoruz. Onlar korku yaymaya çalıştıkça, bizim örgütlü gücümüz her geçen gün büyüyor. Onlar dallarımızı budamaya çalıştıkça, bizim köklerimiz güçleniyor” şeklinde konuştu. Sözleşme maddelerini okuyan kadınlar maddelerinin bitiminden sonra olaysız bir şekilde dağıldı.

 

“GÜÇLERİMİZİ BİRLEŞTİRMEMİZ GEREKİYOR”

Öte yandan yazılı bir açıklama yapan Mersin Barosu Başkanı Bilgin Yeşilboğaz, insan hakları sözleşmesi olan İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesiyle, baroların kadın cinayetleri ve istismar davalarına, cinsiyet ayrımcılığına ilişkin davalarda müdahillik taleplerinin kabul edilmeyeceğini, bunun da şiddet gören mağdurların yalnızlaşacağı anlamına geldiğini söyleyerek, İstanbul Sözleşmesi mücadelesi için tüm kadın kolektiflerine, sivil toplum örgütlerine, odalara, sendikalara güç birliği çağrısı yaptı. Yeşilboğaz, “2021 yılı Şubat ayı sonuna kadar 67 kadın öldürüldü. Davalara yetişemiyoruz. Her ilde aşağı yukarı durum aynı. Bu süreçle mücadele eden bizler, hepimiz aynı gemideyiz. İstanbul Sözleşmesi için güçlerimizi birleştirmemiz gerekiyor” dedi. Bu konuda toplumsal mücadele edilmesi gerektiğine vurgu yapan Yeşilboğaz, “Sadece baro olarak bu işin öncülüğünü yapmamız yeterli olmayacaktır. Kadın örgütlerinin, kamu kurum ve kuruluşların, sendikaların, odaların, sivil toplum örgütlerinin aktif ve dinamik bir rol oynamaları gerekiyor. Güçlerimizi birleştirmemiz gerekiyor. Tüm kadın kolektiflerine, sivil toplum örgütlerine, odalara, sendikalara buradan güç birliği çağrısı yapıyorum. Çünkü bu gemi hepimizin gemisi.” ifadelerini kullandı.

 

 

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu