Çevrecileri sevindiren gelişme

Aydıncık’ta yer alan Soğuksu koyu açıklarında kurulması planlanan iki projeye yapılan itiraz kabul edildi

Mersin’in Silifke İlçesi’nden Anamur’a kadar kurulması planlanan 19 balık çiftliği için açılan davalarda çevrecileri sevindirecek bir gelişme yaşandı. Aydıncık İlçesi Yenikaş Mahallesi Soğuksu açıklarına kurulması planlanan 2 balık çiftliğinin ÇED olumlu kararının iptali için açılan davada ret kararı veren Mersin 1.İdare Mahkemesi’nin kararına yapılan itiraz Danıştay 6.Dairesi tarafından kabul edildi. Danıştay 6.Dairesi davayı esastan bozdu.

MERSİN 1.İDARE MAHKEMESİ İTİRAZI REDDETMİŞTİ

Çevrecilerin Silifke’den Anamur’a kadar yapılması planlanan 19 balık çiftliğinin ÇED raporlarının iptali için hukuk mücadelesi sürüyor. Bu tesislerden Aydıncık İlçesi Soğuksu açıklarına Agromey Gıda ve Yem San.Tic.A.Ş. tarafından yapılması planlanan 2 balık çiftliği için Mersin Çevre ve Doğa Derneği, Bozyazı’da bulunan Dokuma ve Kültür Ürünlerini Geliştirme Derneği ve Mersin Barosu Mersin 1.İdare Mahkemesine dava açarak ÇED raporunun iptalini istedi. Mahkeme baronun itirazını ehliyet yönünden reddederken, söz konusu çevre derneklerinin itirazlarının çevreye etkilerinin irdelendiğinde kültür balıkçığı projesinin yapılmasının mevzuata uygun olduğuna karar verdi. Ayrıca 1.İdare Mahkemesi kümülatif etki değerlendirmesinin mevzuata uygun olduğuna hükmederek, ÇED raporunu sakatlamayacağı sonucuna vardı. Mahkeme belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemi hukuka uygun bulunarak davacılardan Mersin Barosu Başkanlığı bakımından davanın ehliyet yönünden, diğer davacılar yönünden ise reddine karar verdi.

DANIŞTAY İTİRAZLARI KABUL ETTİ

Mersin 1.İdare Mahkemesinin ret kararı üzerine Mersin Barosu ve 2 dernek temyiz başvurusunda bulundu. Danıştay 6.Dairesi davacılardan Dokuma ve Kültür Ürünlerini Geliştirme Derneği ile Mersin Çevre ve Doğa Derneği’nin temyiz istemlerini kabul ederken Mersin Barosu’nun istemini reddetti. Daha sonra başvuruyu değerlendiren Danıştay 6. Dairesi, temyize konu Mersin 1. İdare Mahkemesinin kararının, Mersin Barosu Başkanlığı bakımından ehliyet yönünden reddine ilişkin kısmını onarken davacılar yönünden reddine ilişkin kısmının ise esastan bozulmasına oy birliği ile karar verdi.

KABASAKAL: “KÜMÜLATİF ETKİ İÇİN TESPİTE YER VERİLMEMİŞ”

Dava açan derneklerin Avukatı Semra Kabasakal, bozmanın en önemli gerekçesinden birisinin ÇED raporundaki bilirkişi raporunda balık çiftliklerinin kümülatif etkilerinin ortaya konulması bakımından yeterli olup olmadıkları yönünde herhangi bir tespite yer verilmemesi olduğunu söyledi. Kararda bilirkişilerin kümülatif etkiyi dikkate almadığına yer verildiğini anlatan Kabasakal, “Kümülatif etki kararı geçmişte Danıştay Dava Daireleri Genel Kurulu’nun bir kararı idi. Biz bu kararı bütün davalarımızda kullanıyoruz. Geçmişte Danıştay böyle bir karar vermiş. Burada hassas alan niteliğindeki kapalı koy ve körfezlerde sit alanına kıyısı bulunan koy ve körfezlerde su ürünleri üretim ve yetiştirme tesisi yapılamaz deniliyor. Bu hususta bir değerlendirme yapılması gerekirken bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılıp yapılmadığı kesin açık olarak tespit edilmesi gerekirken bu da yapılmamıştır” ifadelerini kullandı.

“YENİDEN BİLİRKİŞİ BELİRLENEREK İNCELEME YAPILACAK”

Danıştay kararında çevre, harita, biyoloji, coğrafya mühendisliği alanlarında yeniden bir bilirkişinin belirlenerek inceleme yapılmasının istendiğini anlatan Kabasakal, şöyle devam etti:
“Burada proje alanının özellikle tarafların iddialarının değerlendirilerek yeniden bir bilirkişi raporunun alınması gerekiyor deniliyor. Bu şekilde davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını belirtiyor. Danıştay Mersin 1. İdare Mahkemesi’nin Mersin Barosu’nun ehliyeti olmadığı yönündeki kararını onarken MERÇED ile Dokuma ve Kültür Ürünlerini Geliştirme Derneği adına açtığımız davada bizim lehimize karar verdi. Mersin Barosu yönünden Anayasa mahkemesine gideceğiz.”
“YÖNETMELİK GEREĞİ BURADA SU ÜRÜNLERİ YETİŞTİRİLEMEZ”

Bundan sonra mahkemenin yeniden bilirkişi belirleyeceğini anlatan Kabasakal, “Bu bilirkişide bir harita mühendisi ve bir coğrafyacıyı da alacaklar. Biz iddiamızda burasının sit alanı olan koylar olduğunu belirtmiştik. Yönetmelik gereği burada su ürünleri yetiştiriciliği olmaz demiştik. Çünkü karşısında sit alanları gözüküyor. Tarihi mekanlar var. Bu ürünler sadece denizde kalmayacak kıyıya da etkisi olacak. Onun taşınması olacak. Sadece denizde bir kirlilik söz konusu olmayacak. Kıyıya da taşınacak” diyerek sözlerini noktaladı.

 

 

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu