Köşe Yazıları

Boğaziçi Öğrencileri: ‘Terörist Değil, Genç Yurttaş’

SEMİR BOLAT

Bu gün ülkenin yönetiminde olanlar geçmişlerinizi hatırlayın.

Hepiniz gökten zembile mi bulunduğunuz makamlara geldiniz.

Hepiniz hiçbir okulda okumadan okuduğunuz okulda herhangi bir guruba dâhil olmadan mı sıralarda dirsek çürütünüz. Bulunduğunuz sıralarda sınıfları paylaştığınız farklı düşüncelerde ki arkadaşlarınızla konuşmadan tartışmadan fikir alışverişinde bulunmadan farklı dernek gazete ve etkinliklerde yer almadan mı siyasi hayatınızı tamamlayarak şu an ki koltuklara oturdunuz.

Yoksa biz oturduk bitti.

Bundan sonrası yasak mı diyorsunuz.

Geçmişinize yönelin söylemlerinizi hatırlayın. Katıldığınız seminerler, konferanslar, toplantılar mitingler yürüyüşler siyasi yelpazenin en sağından en soluna kadar yer alan kimlerdi.

Bunları yaparken devletten neler istiyordunuz yaşama hakkı, eğitim, sağlık, eşitlik, özgürlük ve demokrasi adına bir ülkenin vatandaşı olmak. İşte şimdi istedikleriniz için görevdesiniz. Sizin istedikleriniz için sizden sonra gelenlerin bunları isteme hakkı yok mudur?

Bunları talep eden sizler Terörist miydiniz? Değilseniz sizden sonra bunları isteyenler kafası ezilecek Terörist mi oluyorlar?

Ne çabuk unutunuz genç olduğunuzu, ülkesini sevenlerin geleceği için mücadele etiğini delikanlı olmanın aynı zamanda enerjisi fikri ve inancıyla memleketin yönetiminin de geleceğine talep olacağını?

Gençler ülkemizin geleceğidir.

Gençleri sorgulayan ve ülkesinin sorunlarını kendi sorunu gibi görenler aydınlık bir ülkenin geleceğini hazırlayanlardır.

Gençler bilimle, sporla, sanatla ve üretime yönelik çalışmalar içinde yer alıyorsa ülkenin geleceği adına sevinmek lazım.  Yaşama hazırlanarak, geleceğine kafa yoruyor, sorunların çözümü için örgütleniyor sesini yükseltiyorsa bu halkına olan sevgisindendir. Kamuoyunun bu alanda yanında yer alması için gösteri ve yürüyüş yapıyorsa herkesin gözü önünde demokratik hakkını kullanıyorsa o gençlerin tanımlaması sadece GENÇ YURTAŞ olabilir.

Ülkesinin sorunlarına ilgi duymayan.

Otur deyince oturan, kalk deyince kalkan, her şeyi büyüklerden bekleyen, kendi düşünce bilgi ve yeteneklerini kullanmayan bir gençliğin, başkasının yönlendirdiği itaat etmeye uygun kullanılan ve yönlendirilen güçler tarafından TERÖRİST olabileceğini gördük.

BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİ Öğrencilerinin kendi üniversiteleri için her görüşten genç öğrencinin, öğretim üyesi ve çalışanın desteğini alarak fikir düşünce ve amaçlarını anlatarak gizli ve yasal olmayan yollar yerine bütün dünyanın gözü önünde bir araya gelerek kendi gerçeklerini haykırıyorlarsa bu TERÖR değil DEMOKRASİDİR. Bu yollara başvuran öğrenciye TERÖRİST değil sadece YURTAŞ denir.

Biz bu yoları deneyen her türlü sorunları gören bilen ve demokratik yolarla hakkını arayan gençlerimize DAHA ÖNCE GENÇ olduklarını unutanlara YURTAŞ olmanın ne olduğunu hatırlattıkları için gurur duyuyoruz.

Bazıları şiir ile seslenmeyi seviyor diye, şairimizin mısraları ile sözlerimi bitirmek istiyorum. Ancak ŞAİR yerine GENÇLİĞİ  yerleştirdiğimi düşünerek okuyun.

‘Bırak beni haykırayım, susarsam sen mâtem et;’

‘Unutma ki şâirleri haykırmayan bir millet’,

‘Sevenleri toprak olmuş öksüz çocuk gibidir;’

Kalın Sağlıcakla.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu