1-7 Ağustos Dünya Emzirme Haftası

Anne sütündeki mucize

 1-7 Ağustos Dünya Emzirme Haftası kapsamında anne sütünün öneminden söz eden Muratbey Beslenme Danışmanı Prof. Dr. Muazzez Garipağaoğlu, “Bebek beslenmesinde ideal bir besin olan anne sütü, içerdiği prebiyotik etkiye sahip oligosakkaritler sayesinde, bebeğin sağlığının korunması ve beyin gelişimi için vazgeçilmezdir” dedi.

 

Anne sütü bebek beslenmesinde yeri doldurulamayan eşsiz bir besindir. Bebeğin büyüme ve gelişmesi için gerekli enerji ve tüm besin ögelerini sağlamanın yanında içerdiği enfeksiyon önleyici bileşenler sayesinde bebeğin sağlığını koruyucu pek çok özelliğe sahiptir. Anne sütü; bebekleri ishal, üst solunum yolu enfeksiyonu, kulak enfeksiyonu, obezite, alerji ve idrar yolu enfeksiyonlarından korur. Adeta canlı bir sıvı olarak düşünülen anne sütünün bebek, anne, aile ve toplum açısından sayısız avantajları bulunmaktadır. İşte bu nedenledir ki Dünya Sağlık Örgütü tarafından bebeklerin ilk 6 ay tek başına anne sütü ile beslenmeleri, 2 yaş ve sonrasına kadar uygun çeşit ve miktarda verilen ek besinlerle emzirmenin devam etmesi önerilmektedir. 

Muratbey Beslenme Danışmanı Prof. Dr. Muazzez Garipağaoğlu, 1-7 Ağustos Dünya Emzirme Haftası kapsamında anne sütü hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Garipağaoğlu,   “Anne sütü, ilk 2 yaşta bebeklerin sağ kalımının güvencesidir.  Son 2 yıldır yaşadığımız salgın gibi olağanüstü durumlar sırasında anne sütü ile beslenmenin sürdürülmesi ve korunması çok önemlidir.” dedi.

Anne sütü, bebeği enfeksiyonlara karşı korur

Garipağaoğlu, “Anne sütü temel olarak makro besin ögeleri olarak bilinen karbonhidratlar, proteinler, yağlar ile mikro besin ögeleri olarak bilinen vitaminler, mineraller ve sudan oluşur. Makro besin ögeleri vücuda enerji-kalori sağlar. Anne sütünün karbonhidratı, süt şekeri olarak bilinen laktozdur. Bir litre anne sütü 8-10 gram protein, 65-70 gram laktoz, 38-40 gram da yağ içerir. Anne sütünde ayrıca oligosakkaritler olarak adlandırılan bileşenler bulunmaktadır. Prebiyotik etkiye sahip olan oligosakkaritler, anne sütünde laktoz ve yağlardan sonra en yüksek miktarda bulunan besleyici olmayan biyoaktif bileşenlerdir. Halk arasında ağız sütü olarak bilinen kolostrumda 20-25 gram/litre, olgun anne sütünde 10-15 gram oligosakkarit bulunmaktadır. Anne sütünde 200’den fazla oligosakkarit tespit edilmiş, 130’dan fazlasının yapısı tanımlanmıştır. Mide asidi ve sindirim enzimlerine karşı dirençli olan anne sütü oligosakkaritleri, prebiyotik gibi davranarak bağırsaklarda yararlı bakterilerin çoğalmasını sağlarlar. 

Prebiyotik etkiye sahip olan anne sütü oligosakkaritlerinin bebeğin bağışıklık sisteminin gelişmesinde ve güçlenmesinde, bağırsak mikrobiyotasının düzenlenmesinde önemli rol aldıkları, hastalık yapıcı mikroorganizmaların bağırsak duvarındaki hücrelere yapışmasını engelledikleri, bu özellikleri ile bebekleri ishal başta pek çok enfeksiyon hastalığından korudukları, alerji riskini düşürdükleri, bazı oligosakkaritlerin yapısında bulunan sialik asit içeriğiyle beyin gelişimi ve öğrenme yeteneği üzerinde önemli işlevlere sahip oldukları bildirilmektedir. 

Muratbey, bu yıl başında “doğru beslenmek için doğru bilgi edinmek gerekir” diyerek “Doğru Beslen Mutlu Yaşa” projesini hayata geçirdi. Proje kapsamında anne çocuk beslenmesi, bağışıklık, obezite gibi pek çok farklı konuda Prof. Dr. Muazzez Garipağaoğlu tarafından verilen faydalı içeriklere Muratbey youtube hesabından ulaşabilirsiniz:

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu